Salesforce, Dreamforce 2026'da duyurduğu AIforce ile CRM kullanımına yeni bir yaklaşım getiriyor. Geleneksel olarak kullanıcılar ihtiyaç duydukları bilgiye ulaşmak için Salesforce ekranlarında gezinir, kayıtları açar ve raporları kontrol eder. AIforce ise bu deneyimi daha doğal ve erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.

AIforce'un temel fikri oldukça basit: Kullanıcıların Salesforce'taki verilere ve iş süreçlerine doğal dil kullanarak ulaşabilmesi. Örneğin bir satış yöneticisi, farklı raporları tek tek açmak yerine şöyle bir talepte bulunabilir:

“Bu ay kapanması beklenen ancak son iki haftadır aktivite olmayan yüksek tutarlı satışları göster.”

AIforce yalnızca bilgi sunmakla da sınırlı değil. Kullanıcılar sahip oldukları yetkiler doğrultusunda kayıtları güncelleyebilir, görevler oluşturabilir veya Salesforce içerisindeki belirli süreçleri başlatabilir. Böylece CRM kullanımı, menüler ve ekranlar arasında gezinmekten çok, ne yapılmak istendiğinin ifade edildiği daha doğal bir deneyime dönüşebilir.

Salesforce Artık Kullanıcının Çalıştığı Yere Geliyor

AIforce'un en dikkat çekici özelliklerinden biri, Salesforce verilerine erişmek için her zaman Salesforce ekranlarının açılmasının gerekmemesi. Salesforce'un hedeflediği yapı, kullanıcının CRM'e gitmesi yerine CRM'in kullanıcının çalıştığı ortama gelmesi.

Örneğin bir satış temsilcisi, müşteri görüşmesinden sonra görüşme notlarını sisteme aktarabilir, takip görevi oluşturabilir veya müşteriyle ilgili güncel bilgileri doğal dil kullanarak sorgulayabilir. Yöneticiler de benzer şekilde şu sorularla ihtiyaç duydukları bilgiye daha hızlı ulaşabilir:

  • “Hangi müşterilerimizin satış hacmi son üç ayda düştü?”
  • “Bu hafta öncelikli olarak takip edilmesi gereken müşterileri göster.”

Agentforce ve Data 360 ile Birlikte Çalışıyor

AIforce, Salesforce'un diğer yapay zekâ çözümlerinden bağımsız bir yapı değil. Data 360 farklı kaynaklardan gelen verilerin bir araya getirilmesine yardımcı olurken, Agentforce belirli görevleri yerine getirebilen yapay zekâ ajanlarını sunuyor. AIforce ise bu veri ve yeteneklerin kullanıcılarla farklı arayüzler üzerinden buluşmasını sağlıyor.

Bu yaklaşım, Salesforce'un yapay zekâyı ayrı bir araç olarak değil, CRM deneyiminin doğal bir parçası olarak konumlandırdığını gösteriyor.

Güvenlik Yapısı Korunuyor

Kurumsal yapay zekâ kullanımında en önemli konulardan biri veri güvenliği. AIforce, Salesforce içerisindeki mevcut kullanıcı yetkileri ve iş kurallarıyla birlikte çalışıyor. Kullanıcılar, normal Salesforce kullanımında erişemedikleri verilere yapay zekâ üzerinden de erişemiyor.

Bu sayede şirketler mevcut rol, yetki ve güvenlik yapılarını koruyarak yapay zekâ yeteneklerinden faydalanabiliyor.

CRM Kullanımının Geleceği

AIforce ile birlikte CRM kullanımında önemli bir değişim yaşanıyor. Kullanıcıların artık hangi ekranı açması veya hangi raporu çalıştırması gerektiğini bilmesinden çok, ne yapmak istediğini ifade etmesi önem kazanıyor. Bu değişim, CRM sistemlerini daha erişilebilir hale getirirken Salesforce içerisindeki doğru veri yapısının ve iş süreçlerinin önemini de artırıyor.

Dreamforce 2026'da duyurulan AIforce, Salesforce'un gelecekte CRM'i yalnızca kullanılan bir uygulama değil, çalışanların günlük iş akışına entegre olan akıllı bir iş platformu haline getirme hedefinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.