Şirketler bugün müşterileri hakkında her zamankinden daha fazla veriye sahip. Ancak bu verinin büyük bölümü farklı sistemlerde tutuluyor. Müşteri bilgileri CRM'de, sipariş ve fatura verileri ERP sisteminde, web sitesi etkileşimleri başka bir platformda, pazarlama verileri ise farklı uygulamalarda bulunabiliyor.

Bu durum şirketlerin müşterileri hakkında çok fazla veriye sahip olmasına rağmen, müşteriyi tek bir bütün olarak görmesini zorlaştırıyor.

Salesforce Data Cloud, yeni adıyla Data 360, tam olarak bu problemi çözmeyi hedefliyor. Farklı kaynaklardan gelen verileri Salesforce üzerinde bir araya getirerek müşterinin daha güncel ve bütünsel bir görünümünü oluşturuyor.

Tek Müşteri, Birden Fazla Sistem

Bir müşterinin Salesforce üzerinde iletişim ve satış bilgileri bulunurken, aynı müşterinin sipariş geçmişi SAP gibi bir ERP sisteminde tutulabilir. Web sitesindeki davranışları veya pazarlama kampanyalarına verdiği tepkiler ise tamamen farklı platformlarda yer alabilir.

Data Cloud, bu farklı kaynaklardan gelen bilgileri ilişkilendirerek aynı müşteriye ait olduğunu tespit edebilir. Böylece satış ekibi yalnızca CRM içerisinde bulunan bilgileri değil; müşterinin satın alma geçmişini, son etkileşimlerini ve farklı kanallardaki davranışlarını da daha bütünsel şekilde değerlendirebilir.

Sonuçta ortaya yalnızca daha fazla veri değil, müşteriyi daha iyi anlamayı sağlayan daha anlamlı bir müşteri profili çıkar.

Veriden Aksiyona Geçmek

Data Cloud'un amacı yalnızca verileri tek bir yerde toplamak değildir. Asıl değer, bu verilerin iş süreçlerinde kullanılabilmesiyle ortaya çıkar.

Örneğin bir müşterinin son aylarda sipariş hacmi önemli ölçüde azalmışsa satış ekibine takip görevi oluşturulabilir. Bir müşteri belirli ürünlerle ilgileniyorsa ilgili satış veya pazarlama süreci devreye alınabilir. Benzer şekilde müşteri hizmetleri ekibi, kendilerine ulaşan bir müşterinin yalnızca açık talebini değil, geçmiş satın alma ve etkileşim bilgilerini de dikkate alarak daha kişiselleştirilmiş bir hizmet sunabilir.

Bu sayede farklı sistemlerde pasif olarak duran veriler, günlük operasyonların aktif bir parçası haline gelir.

Yapay Zekânın Temelinde Doğru Veri Var

Yapay zekâ kullanımının şirketlerde yaygınlaşmasıyla birlikte verinin kalitesi ve bütünlüğü daha da önemli hale geliyor. Bir yapay zekâ aracının doğru öneriler sunabilmesi veya bir AI agent'ın doğru aksiyon alabilmesi için şirketin müşterileri ve süreçleri hakkında güvenilir bir bağlama ihtiyacı vardır.

Salesforce ekosisteminde Data Cloud bu noktada önemli bir rol üstleniyor. Farklı kaynaklardan gelen müşteri verilerini bir araya getirerek Agentforce gibi yapay zekâ çözümlerinin daha kapsamlı ve güncel bilgiler üzerinden çalışmasına yardımcı oluyor. Başka bir ifadeyle yapay zekânın ne kadar güçlü olduğu kadar, hangi veriyle beslendiği de önem taşıyor.

Veriyi Taşımadan Kullanmak

Büyük şirketlerde verilerin tamamını farklı sistemlerden kopyalayarak tek bir platforma taşımak her zaman kolay veya verimli olmayabilir.

Data Cloud'un Zero Copy yaklaşımı, desteklenen veri platformlarındaki bilgilere veriyi sürekli olarak kopyalamadan erişilebilmesine olanak sağlıyor. Böylece şirketler mevcut veri altyapılarını korurken Salesforce içerisindeki süreçlerde bu bilgilerden yararlanabiliyor. Bu yaklaşım özellikle büyük miktarda veriye sahip ve farklı veri platformlarını birlikte kullanan kurumlar için önemli bir avantaj sağlayabiliyor.

Müşteri Verisinin Geleceği

Data Cloud'un sunduğu yaklaşım, CRM sistemlerinin geleceğinin yalnızca CRM içerisine girilen bilgilerden oluşmayacağını gösteriyor. Satış, servis, pazarlama, ERP, web sitesi ve diğer kurumsal sistemlerden gelen verilerin birlikte değerlendirilmesi, şirketlerin müşterileri hakkında çok daha güçlü bir bakış açısı elde etmesini sağlıyor.

Salesforce Data Cloud, yani yeni adıyla Data 360, bu verileri yalnızca bir araya getiren bir platform olmaktan öte; Salesforce içerisindeki otomasyonların, analizlerin ve yapay zekâ çözümlerinin ihtiyaç duyduğu veri altyapısını oluşturmayı hedefliyor. Çünkü yapay zekâ çağında iyi bir müşteri deneyiminin başlangıç noktası hâlâ aynı: doğru müşteriyi, doğru veriyle tanımak.